Ana Sayfa

EKONOMİ

Seyahat ve Yaşam

Sanat-Kültür-Tarih

SPOR

İşletmede Verimlilik

İşletmelerde İSG

TEKNİK BİLGİ ve ÇÖZÜMLER

Haberler & Duyurular

BLOG

Resim ve Karikatürler

Kayıt

İletişim
Hoşgeldiniz!
GÜNLÜK YAŞAM
KUANTUM FİZİĞİ
BİLGİSAYAR&PROGRAM
KLASİK BİLİM
AYDINLATMA&IŞIK
CEP TELEFONLARI
Mayıs, 2014
Temmuz, 2014
Ocak, 2015
Şubat, 2015
Haziran, 2015
Temmuz, 2015
Şubat, 2017
Tanrı Parçacığı ifadesi neden Bilim'in konusu olmuştur?

Tanrı Parçacığı ifadesi neden Bilim'in konusu olmuştur?

Bilim Dünyası birçok konuda hâlâ cevaplar aramaya devam ediyor ama henüz bir çoğunda kesin sonuca varabilmiş değildir.



Ünlü bir Fizik ders kitabının önsözünde şu ifadeyi okumuş, biraz tuhafıma gitmiş ve tam olarak ne demek istediğini o an idrak edememiştim.
"Bilim, olayları inceler, gözlemler, ölçer, bunlardan sonuçlar, formüller ve bağıntılar çıkarır AMA nedenleri üzerinde durmaz!"


Konuyla ilgili birkaç örnek de veriliyordu;
2 Hidrojen Atomu 1 Oksijen Atomuyla birleşince su oluşur. Bilim, normal koşullar altında (N.Ş.A.), gaz halinde bulunan bu iki elementin bileşiminden neden bir sıvı oluştuğunun üzerinde durmaz. Bilim yalnızca olan durumun tespitini ortaya koyar.

Cıva metaldir ama normal koşullar altında (N.Ş.A.) sıvı haldedir. Neden Cıva atomlarının böyle davrandıkları bilimin konusunu oluşturmaz.

Bir tanesi de cisimlerin birbirlerini çekmesiyle ilgiliydi.
"Bütün cisimler birbirlerini kütleleriyle doğru, uzaklıklarının karesiyle ters orantılı olarak çekerler". Dünya'nın çekim kuvveti kütlesi yüzünden o kadar büyüktür ki diğer cisimlerin birbirlerini çekmeleri ihmal edilebilir.
AMA Bilim cisimlerin neden birbirlerini çektikleriyle alakadar olmaz.

Sanırım eskiden Bilim'in keşfedeceği o kadar çok şey vardı ki, bu tür detayların üzerinde durulması belki de inançların da etkisi olsa gerek pek önemsenmedi. Ama artık durum pek öyle değil. Bilim birçok konuda sonuna kadar gitmeye kararlı görünüyor. Ancak bu durum soruların henüz cevaplanabildiği anlamına da gelmiyor.

Bilim tarafından birçok teoriler ortaya atılmasına rağmen, cisimlerin birbirlerini çekme ve yerçekiminin nedenleri ile bunun nereden kaynaklandığı, tam ve kesin olarak ortaya konulamamıştır.


Kütle çekimi gerçekten anlaşılması ya da açıklanması zor bir durumdur. Hiçbir Atom modeliyle bu durum açıklanamamıştır. Manyetik alan benzeri kuvvet çizgilerinin varlığı ispat edilememiştir.


Bu durumu Einstein da açıklamaya çalışılmıştır. Einstein'a göre aslında cisimler birbirlerini çekmezler, adeta uzay boşluğu tarafından birbirlerine itilirler. Uzay bir Membran gibi davranır ve Membran’ın üzerindeki gezegen ya da yıldız, çevresindeki bu Membran’ı yani uzayı büker. Bükülen uzay çizgileri çevredeki cisimleri gezegene veya yıldıza doğru iter. Böyle bir çekim kuvvetinin nedenini atomların içinde aramak bu durumda anlamsızdır.

Fakat yine de Prof. Higgs tarafından Atom’un içerisinde bu çekimi oluşturan bir parçacık olduğu iddia edilmiş, bu yüzden bu parçacığa önceleri Higgs parçacığı denmiştir.
Ama daha sonraları bütün Evren’i bir arada tutan, vücut bütünlüğümüzü koruyan ve bir nevi varoluşumuzun nedeni olduğu düşünülen bu parçacık “Tanrı Parçacığı” olarak da anılmaya başlanmıştır.


CERN’deki Büyük Hydron Çarpıştırıcısında yapılan denemelerde bu parçacığın da varlığı aranmaktadır. Burada Protonlar birbirleriyle çarpıştırılarak, Atom’un kütlesine etkide bulunan Proton’un içerisinde bu parçacığın (Higgs Bozonu’nun) olup olmadığı araştırılmaktadır.


Burada belirtelim ki, CERN’de yapılan deneyler yalnızca bu teoriyle değil, “Anti Madde” teorisinin doğruluğu ve diğer Atom Altı Parçacıkların anlaşılmasıyla ilgilidir.





<< Geri Dön Yeni Yorum Ekle
0 Adet
Yeni Yorum Ekle
İsim*
Konu*
Yorum*
Lütfen resim üzerinde gördüğünüz onay kodunu giriniz.*
Resmi Yenile


 
Ana SayfaEKONOMİSeyahat ve YaşamSanat-Kültür-TarihSPORİşletmede Verimlilikİşletmelerde İSGTEKNİK BİLGİ ve ÇÖZÜMLERHaberler & DuyurularBLOGResim ve KarikatürlerKayıtİletişim