Ana Sayfa

EKONOMİ

Seyahat ve Yaşam

Sanat-Kültür-Tarih

SPOR

İşletmede Verimlilik

İşletmelerde İSG

TEKNİK BİLGİ ve ÇÖZÜMLER

Haberler & Duyurular

BLOG

Resim ve Karikatürler

Kayıt

İletişim
Hoşgeldiniz!
GÜNLÜK YAŞAM
KUANTUM FİZİĞİ
BİLGİSAYAR&PROGRAM
KLASİK BİLİM
AYDINLATMA&IŞIK
CEP TELEFONLARI
Mayıs, 2014
Temmuz, 2014
Ocak, 2015
Şubat, 2015
Haziran, 2015
Temmuz, 2015
Şubat, 2017
Bir Teoremi anlayanların Bilim Adamı edaları






“Batı”nın henüz tartıştığı teoremlerin “tanımlarını” bile anlayabilen insanların “Teoremi” ortaya koyandan daha fazla savunup,  bütün evrenin sırlarını çözmüş büyük bilim adamı edalarıyla dolaşmalarının yanlış olduğunu düşünüyorum.

Konuya yabancı olan insanlara alaycı bir yüz ifadesi ve tavırlarla sanki teoremin yaratıcısıymışız gibi davrananların duruşları pek nazik ve doğru görünmüyor.

-   Öyle ya, “Batı” bu teoremi anlamış ve kabul etmiş, o halde kesin doğru olmalı !

-   Biz niye anlamıyoruz? O zaman biz de bir yanlışlık olmalı!

-   Ben anladım...  o halde ben de onlardanım!

-   Ben farklıyım!

Düşünce yapısı bu sanırım.

Hâlbuki “Batı” teoremleri de sorgulayarak, hatta doğruluğunu testler yapıp sınayarak daha da ileri bilgi birikimlerine ulaşabiliyorlar. Her anlatılanı olduğu gibi kabul edip onu savunarak değil.

Bilim adamı sorgulayıcı ve kuşkucu olmalıdır. Bir zamanlar doğruluğuna inanılan birçok teoremin daha sonra yanlış ya da farklı olduğu diğer kuşkucu Bilim İnsanları tarafından ortaya konmuştur.

Örneğin insanoğlu uzun yıllar boyunca “Her şeyin mikro ve makro bazda liflerden oluştuğu” teoremine inanmış ve savunmuştur. Üstelik çevremizde bunu kanıtlayan sayısız örneğe rağmen “Bilim İnsanları” buna da kuşkulu yanaşmış ve sonunda “Atom” modelini ortaya koymuşlardır. Bugünkü Atom Teoreminden daha uzun yıllar var olmuş bu Sav’ı bilen insana şimdilerde rastlamak dahi zordur.

Daha da basit olan günlük yaşamla ilgili örnekler verelim;

-        Yumurta,

-        Tereyağı,

-        Sakatatlar,

-        Zeytinyağı,

-        Grip aşısı,

-        Kolesterol seviyesi vs. hakkında dünün doğruları bugünün yanlışları olmaya başlamıştır.

Bu konulardaki yanlış veya hatalı bilgilerin her yerde birçok defalar üstelik konunun uzmanları tarafından ısrarla savunulduğuna herkes şahit olmuştur.

Gelişimin temelinde kuşku, merak, sorgulayıcılık ve araştırmacılık isteği yatar. Henüz insanlık bilimsel gelişmenin çok başlarındadır. İki yüz yıllık bu bilimsel serüvenin, tüm evrenin milyarlarca yıllık gelişiminin yanında bebeklik dönemlerinde olduğunu söylemek çok yanlış değildir diye düşünüyorum.









<< Geri Dön Yeni Yorum Ekle
0 Adet
Yeni Yorum Ekle
İsim*
Konu*
Yorum*
Lütfen resim üzerinde gördüğünüz onay kodunu giriniz.*
Resmi Yenile


 
Ana SayfaEKONOMİSeyahat ve YaşamSanat-Kültür-TarihSPORİşletmede Verimlilikİşletmelerde İSGTEKNİK BİLGİ ve ÇÖZÜMLERHaberler & DuyurularBLOGResim ve KarikatürlerKayıtİletişim