Ana Sayfa

EKONOMİ

Seyahat ve Yaşam

Sanat-Kültür-Tarih

SPOR

İşletmede Verimlilik

İşletmelerde İSG

TEKNİK BİLGİ ve ÇÖZÜMLER

Haberler & Duyurular

BLOG

Resim ve Karikatürler

Kayıt

İletişim
Hoşgeldiniz!
Servis_1
Servis_2
İşveren açısından İSG
Çalışanlar açısından İSG
İSG ve Eğitimleri nasıl uygulanmalı?
Tüpler ve Kullanımları
Kaçak Akım Koruma Röleleri
Nükleer Santraller ve İSG Kültürü
Az Tehlikeli İşler Listesi
Tehlikeli İşler Listesi
Çok Tehlikeli İşler Listesi
Nükleer Santraller ve İSG Kültürü

Nükleer Santraller ve İSG Kültürü


Sanırım şu tespite herkes katılır; Nükleer Teknoloji ürünleri üretebilen ülkeler çoğunlukla dünyanın güçlü ve söz sahibi ülkeleridirler. Bunlardan bazıları yalnızca atom bombasına, nükleer santrallere sahip olmakla kalmazlar bunları ve saflaştırılmış yakıtını da imal edebilirler. Bazıları ise, nükleer teknoloji ile çalışan tıp, jeoloji, metalürji vs. gibi birçok alanda cihaz ve makineler üretebilirler. Nükleer Teknoloji adeta gelişmişliğin bir simgesi gibidir. Pakistan bu kuralı bozan ülkedir ama bu siyasi dengeler gereği oluşmuş çok istisnai bir durumdur.

Tabii gelişmiş ülkelerde gelişmiş olan bir başka unsur da iş sağlığı ve iş güvenliği kültürüdür. Bu kültür belki de bu teknolojileri kullanmanın olmazsa olmazlarından birisidir. Bir sistem ne kadar emniyetli yapılırsa yapılsın insan unsuru hepsinin üzerindeki ana faktördür.
Gelişmiş ülkelerde trafik kurallarına ve toplum kurallarına uyma kültürü de oldukça iyi seviyededir. Bana göre bahsedilen bu kurallara uyma kültürü ne kadar yüksekse o ülkede nükleer kaza riski o kadar düşük olacaktır.

Nükleer Santrallerin dikkatli ve doğru kullanıldıklarında aslında çevreyle ve doğayla daha barışık oldukları söylenebilir. Kaldı ki çok uzun sürelerden beri bütün gelişmiş Avrupa ülkeleri enerjilerinin çok büyük bölümlerini Nükleer Santrallerden elde etmektedirler. (ABD %20.2 Almanya %28.6 Bulgaristan %35.9 Ermenistan %44.9 Fransa %75.2 Belçika 51.7 Japonya %29.2).

Ülkemiz enerji tüketiminin ancak %30’unu kendi kaynaklarımızla karşılayabiliyoruz. Bunun büyük bölümü HES ve Kömür santrallerinden elde ediliyor. Yani bir kısmı değerli sularımızın tüketilmesiyle, diğer kısmı karbondioksit salınımını arttıran fosil yakıt kömürün yakılmasıyla sağlanıyor.

 

Doğalgaz ve petrol kaynaklarımız çok kısıtlı. Yalnız başına rüzgâr ve güneş enerjisiyle bu açığın kapatılamayacağı aşikâr. Üstelik Avrupa standartlarında bir tüketime çıkacak olursak bugünkünün 10 katı daha fazla enerjiye daha ihtiyacımız var.

Dolayısıyla, Nükleer santrallerin teknolojik ve stratejik bakımdan ülkemizde de kurulması "gerektiğine" inananlardanım AMA aynı zamanda henüz bunun için erken olduğunu da düşünüyorum.
Beni kaygılandıran konu bizim toplumumuzun toplum kurallarına genel olarak uyma konusundaki isteksizliğidir. Bu durum toplumumuzda İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kural ve yasalarının angarya, gereksiz prosedürler gibi algılanmasını da beraberinde getirmektedir.

Yani, toplumumuz için İSG kuralları kendisi ve çevresi için değil de yasa emrettiği için yapılan zoraki işlerdir.
Bunları uygulayarak çalışmak kulağı ters taraftan göstermek gibidir. Hâlbuki o bunlara uymadığı halde hiç de bir şey olmamıştır ve her şey yolundadır.

Evet, algılar ne yazık ki büyük ölçüde böyle.

Çalışanların birçoğu emniyet kemerli taşıma sepeti bulunan yerlerde bile bunları kullanmayı gereksiz bularak akrobatik hareketlerle forkliftin çatalları üzerinde yükselerek işlerini yapmaktadırlar. Örnekler o kadar çoğaltılabilir ki bu sayfaya sığmaz. Aynı durumlar trafikte ve toplum yaşamında da karşımıza çıkmaktadır.

Ülkemizde İSG yasaları Avrupa yasalarına uyum programı gereği batıyla aynı standartlara yaklaştırılmış bulunmaktadır. Ama eksik olan yine "uygulama"dır.

Mühim olan kontrol eden birisi olmadığı zaman da ve bilhassa yalnız başınayken de bu kuralları uygulamasının sağlanmasıdır. Yani bu kuralların toplumsal kültür haline dönüştürülmesi temin edilmelidir.

Hele bir de Nükleer Santrallerde emniyet faktörlerinin normalden kat kat fazla olduğu düşünülürse işin önemi çok daha iyi anlaşılabilir.

Aksi halde, iş kazalarının ve bunun sonucunda sakat kalma ve ölüm olaylarının çok fazla olduğu ülkemizde Nükleer Santral kurulması nükleer bir felaketi de gelecekte kaçınılmaz kılacaktır.













 
Ana SayfaEKONOMİSeyahat ve YaşamSanat-Kültür-TarihSPORİşletmede Verimlilikİşletmelerde İSGTEKNİK BİLGİ ve ÇÖZÜMLERHaberler & DuyurularBLOGResim ve KarikatürlerKayıtİletişim